Ege denizi usul usul kıyıya vururken, hafif esen meltemin getirdiği lavanta ve zeytin kokularıyla uyanmak… İşte Ege’nin sunduğu sabahlar tam da böyle başlıyor. Ama bu sabahları özel kılan bir şey daha var: Doğallığıyla, sadeliğiyle ve lezzetiyle insanın içini ısıtan el yapımı bir Ege kahvaltısı.
Doğadan Sofraya: Katkısız, Yerel ve Taze
Ege kahvaltısının en güzel yanı, sofraya gelen her lokmanın bir hikayesinin olması. Zeytinler sabah serinliğinde dalından toplanmış, peynirler köydeki ninelerin ellerinden çıkmış. Domates dalından koparılmış, salatalık bahçeden yeni alınmış, yumurtalar ise kümesin en neşeli tavuklarından.
El yapımı reçeller bu sofranın yıldızı. Gül, incir, ayva ya da karadut… Hepsi mevsiminde toplanmış meyvelerden, büyük bir özenle hazırlanmış. Şekerle değil, sabırla kaynamış.